Clicky

18
Oca
2018
0

Namazda Sabır

Namazda Sabır
Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Gerçi bu nefislere ağır gelirse de haşiîn olanlara ağır gelmez” (Bakara 45)
İbâdetten bıkmamaya, günahtan kaçınmaya devam etmek sabırdır.

Allah’ın nasıl isterse bizi öylece imtihan ettiğine, edeceğine, gönderilen sorular istikâmetinde Allah’a kulluk etme şuurunun devamına da sabır diyoruz.

Bazen yangınla, bazen hastalıkla, bazen zenginlik, bazen fakirlikle, Rabbimizin bizi nasıl isterse öylece imtihan edeceğine iman etmek, sabırdır, Bazen Müslümanların zafiyetleriyle, bazen kâfirlerin gücüyle, bazen zaferle, bazen yenilgiyle, bazen Bedir’le, bazen Uhudla imtihan eder Allah. Biz de o konuda sabredeceğiz.

Yâni o konuda nasıl kulluk etmemizi istiyorsa öylece kulluk edeceğiz. Sabır, insanın vücudundaki baş mesabesindedir. Başı olmayan bir bedenden nasıl ki hayır beklenmezse, sabrın kontrolünde olmayan bir imanda da bilelim ki, hayır yoktur.

Sabır çok önemlidir!

İslâm’da: “İnnallahe mea’ssabirin” denirken “İnnallahe meal-musallin”
denmediğini görüyoruz. Yâni Allah namaz kılanlarla beraberdir denmezken, Allah sabredenlerle beraberdir dendiğini görüyoruz.

Çünkü sabır, namazdan da şümullüdür. Zira namaz kılabilmenin, bunları yapabilmenin yolu da sabırdan geçer. Namaza sabredecek ki kişi, namazı kılabilsin. Zekâta sabredecek ki, verebilsin.

Kulluğa sabır, her şart altında kulluğu sürdürmeye sabır, şeytana ve şeytan taraftarlarına uymamaya sabır. Günahlara düşmemeye, nefsin arzularına kanmamaya sabır gibi,,,

Evet, namazla ve sabırla Allah’tan sürekli yardım isteyeceğiz. Çünkü her ân şeytanla karşı karşıya bir hayat yaşıyoruz. Üstelik şeytanın tüm yardımcıları da bizi çepeçevre kuşatmışlardır,

Şeytanın sıkıntıları, şeytan dostlarının ürettiği sıkıntılar, dünyanın tabîi sıkıntıları, bir de Müslümanlıklarının farkında olmadan yaşayan Müslümanlardan gelecek sıkıntılar bizi bunaltacak noktaya geldiği zaman başka da çaremiz yoktur. Tüm bu aleyhte şartlara rağmen yine de Müslüman kalabilme bilinciyle Rabbimizden yardım isteyeceğiz. Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyeceğiz;

Namazla ve sabırla Allah’tan yardım dileyin, ama:
“Gerçi bu namaz nefislere pek ağır gelir. Ancak haşiûn olanlar bunun dışındadır”

Ama bu sizin Allah’tan yardım isteyeceğiniz namaz, gerçekten çok ağır ve zor bir konudur. Allah’a bağlanmanın özünü kavrayamamış, Allah’ın ulûhiyeti ve rubûbiyeti karşısında tam teslimiyet gösterememiş insanlara namaz ağır gelir, zor gelir.

Lâkin huşû erbabı için zor değildir namaz. Yâni kalpleri Allah’ı ve Al¬lah’ın âyetlerini anmakla yumuşamış, Allah’ı ve Allah’ın âyetlerini hatırlamaktan zevk alan huşû sahipleri için zor gelmez.

Namaz demek ki, Allah’tan yardım isteme konusuymuş. Ebu Dâvûd’un rivâyetinde şöyle buyurulur:
“Allah’ın Resûlü ne zaman bir şeye üzülürse hemen namaza dururdu.”

Bir başka rivâyette de hadîseler onu üzüp, bitkin hale getirince:
“Bizi serinlet ey Bilal!”
Yâni bir ezan oku ey Bilal! Bir namaza duralım da rahatlayalım buyururdu. İbni Cerir rivâyet eder: Allah’ın Resûlü karnı ağrıyan bir adam gördü de ona şöyle buyurdu: “Kalk namaz kıl! Çünkü onun şifası namazdır”.

Yine rivâyet edilir ki İbni Ab-bas’a kardeşinin vefat haberi verilince önce istirca etti, sonra da hemen bir kenara çekilip iki rekât namaz kıldı. Böyle bir durumda Allah’tan yardım dilemeyi ihmâl etmedi. Namazla Allah’tan yardım dilemek.

Öyleyse biz de öyle bir namaz kılalım ki, Allah bize yardım etsin anlamına gelecektir bu. Yâni Allah’ın yardımını celp edecek bir namaz kılmalıyız.

Peygamberimiz diyor ki; namazla Allah’tan şifa isteyin! Demek ki şifa konusunda da yardım namazla olabilecek, namazla istenebilecektir. Artık ne tür bir şifadır bu? Sosyal dertlere mi? Bedenî dertlere mi? Ailevî dertlere mi?